Cumartesi, Ocak 09, 2010

bugün ayın ışığı

okur, bu türküyü bilir misin, bilmez misin, bunu en iyi sen bilirsin.

benim bu türküde bildiğim şu kısım, aslında geri kalanı da öyle yabana atılır gibi değil de, beni en ağır etkileyen yeridir:

seni hasta diyorlardı
iyi oldun mu sevdiğim


şimdi okur,

burada yazan bir insanım, söylediğimi otaya söylüyorum.. ortaya söylüyorum da hedefi öyle de belli.. duyardı duymazdı değil mesele. mesele, ona söyleyeceğim o kadar laf dururken hiçbirini diyememek, ortaya deyivermek.. mesele, artık onu rahatsız etmekten korkmak olsun, ona kırgınlık olsun, ondan bu yana kırgınlık olsun, bir şeylerin tamir edilmeyeceğini düşünmek olsun (mending) dayanamamak, üzülmek, canın yanması olsun.. farklı farklı sebeplerden, ona ulaşamamak.. ona diyememek..

al, telefon şuracıkta.. açsam konuşurum.. özledim de zira, duysam sesini sevinirim.. ama işte, bir uzak durmak, bir çekinmek..

Hiç yorum yok: