Cuma, Ekim 22, 2010

enjoy the dark side!

tekirdağ'dan taşıyıp getirdiğim bira bardaklarına limon burun kıvırdı. çantasını gösterip;

-içinde alümünyon var, termos gibi, koyduğun soğuk duruyor.

dememle saçlarının omuzlarından arkaya nasıl düştüğünü idrak etmem bir oldu. eğer bir kadının omuzlarından geriye dökülen saçlarını görüyorsanız biliniz ki o kadın size sırtını dönmüştür. olsun, sırtı da güzeldir..

limon biraz daha oturdu, ben önce beşiktaş - porto maçına baktım. çok da bakmadım, gittim kurtlar vadisi seyretmeye koyuldum. o sırada freecell oynayıp winamptan hümeyra dinleyebiliyordum.

limonun gidesi geldi.

indik, tek kask var diye ikimiz de kask takmadık, kardeşimin vespayla usul usul kıyıdan kıyıdan gittik. belimden belimden tuttu, ensemden ensemden nefesini hissettim. hava çok soğuk değildi ama onun nefesi nasıl oluyorsa çok sıcaktı. salı günü termodinamik dersinden quiz olacak, ben termo olmuşum dinamiklerim hidrojen!

yaşadığı apartmanın önüne vardık, uzak da değil zaten. ben durunca indi o tabi vespadan, ne yapsın. evine gitti, seyrettim arkasından.

saçlarını omuzlarından arkaya nasıl düştüğünü idrak ederken o gözden kayboldu.

baktım kaldım.

Hiç yorum yok: