Perşembe, Haziran 02, 2011

"teslis" yahut "4o: olursa olur, olmazsa olmaz"

içte bir heves, suratta bir sırıtma.. ertesi gün final olduğunu bilmez gibi erkenden yatağa kaçma.. sözde sabah kalkılacak, sakin kafayla.. uyumak mümkün olsa!

parçalı rüyalardan ayrılış saati üç. fikret kızılok'un en güzel şarkısı gecenin üçünde. size bundan bahsettiğimi hatırlıyorum, konuyu dağıtmayayım, neyse..

dörde kadar ev içi dolaşması, ardından ödev başına oturma ve şu anda anlıyorum ki çoğunu yanlış yapma..

yedi gibi yapılan işin göze yeterli gelmesi, o saatte yatılırsa yarım saat hatırına yarım gün kaybedileceğini bilme, erkencikten (seni anıyorum) ofise gitme. zırt diye maslağa varma, hayret etmeme.

öğleden sonraki sınav anı:
- hocam, bu kadar oluyor.
- canın sağolsun. al git, pazartesiye kadar yap gönder. bırakmayayım, yazık.
- oldu madem.

şimdi acayip uykuluyum, yattım, kalktım geri geldim. eve geleli donla dolaşıyorum. yalnız yaşamayı bunun için çok seviyorum. bu aralar kötü yazıyorum. bu aralar kötü yazıyorum. bu aralar kötü yazıyorum.

Hiç yorum yok: