Perşembe, Haziran 11, 2009

la de da de de, la de da de da (ladidadidi, ladidadida)




okur, naber?

dün aklıma geld, aradımıdı buldumudu, şarkımız the beat goes on, benim duyduğum öğrendiğim ise silûetler.

şarkı çaladursun, ben senle konuşayım, karadutum..

dün son finalimdi, artık okul yok. kalmış olduğumu sanmıyorum, bu andan sonra uzarsa sürpriz olacak.

sandığım düşündüğüm gibi oldu anı, yani bir şey olmadı. hayatım aynı. artık yapmam gereken bir iş olmadığı gibi, bir işim hakikaten yok. ama yakın zamanda bir şeyler çıkacaktır diye umuyorum.

gezmeyi istiyorum, da.. heves lazım az biraz. haydi yola çıkıyoruz denilse, çıkıp gideceğim. yürüyerek bile gezebilirim. gezdiğim zamanları not edesim, yüzbinlerce kere yazılmış gezi yazılarına bir yenisini ekleyesim var.

hem benimkisi daha güzel. eskiden gezenler getirdiği bilgiler ile bir işe yarıyorlarmış, benim getireceğim bilgiyi kimse merak etmiyor. dolayısıyla, yazımın değeri, tamamen benim ile ilgili, dediklerimden insanların tek çıkarı, benimle konuşmuş olmak.

ampirik bir formül yazdım ekşi sözlükte, muhabbetine. bu gece binde iki ihtimale sevgilimle, binde üç ihtimalle bir başka kadınla sevişecektim. şimdiye kadar da beklemediğim bir şey olmadı, yani henüz sevişmiş değilim. on gün sonra ise yüzde altmış dört ihtimalle sevgilimle sevişeceğim. hatta o buradayken başka bir kadınla sevişme ihtimalim milyonda sıfır nokta otuz altı. eğer hakikaten o milyonda sıfır nokta otuz altı ihtimali gerçekleştirirsem sanıyorum ki bilet almadığım halde sayısal da bana çıkacaktır.

aklım hala gezmekte. param olmadığı durumda gezmek zor, param olduğu durumda ise işim de olacağı için, gene zor. aşık olduğum kadın gibi. söylediği laflara hayranım diye o var, ama beraberinde kavga ederken de çok güzel koyuyor lafı. yani, güzel şeyleri istiyorsak yanında hoşumuza gitmeyecek şeyler de gelmeli. bu arada sevgilimin kavga anında bile güzel konuşabilecek bir kadın olmasını severek ve isteyerek benimsedim, şikayet değildir.

ama, hayatın bana pek çok anı vermesi lazımdır. çünkü ben, anlatmayı seven bir insanım. konuşmalarımda önceki tecrübelerimi baharat niyetine kullanmayı severim, saatlerce geçmişe atıfta bulunarak konuşabilirim.

dolayısıyla, tüm insanların mutluluğu için, benim anlatacak yeni hikayelerim olmalı.

hikayelerimde yer almak ya da yer almamak ise tamamen senin tercihin. ben ne eklerim, ne çıkarırım. olanı neyse o.

ve bazen, hikayelerimde olduğunu bile bilemeyebilirsin, o da işin cilvesidir. seni bir an görmüşümdür, ve bana bakışınla bana bir anı katmış olabilirsin.

güzel, değil mi..

Hiç yorum yok: