bir grafik olsun, zamana bağlı olarak çilenin büyüklüğü bir eğri ile gösterilsin. mühendislik okumuş olanlarınızın bileceği gibi, bu eğrinin atındaki alan bizim göz yaşlarımızla doluyor.
böyle zamanlarda, eğer yetiştirmeniz gereken işleriniz varsa, bir şeyler yiyip de sonra oturup attila ilhan dinlemeyiniz. gözleriniz, yemeğin rehaveti, şiirin ağırlığı ve hatıraların yoğunluğuyla nemli bir uykuya dalar ve siz, ölecek olsanız eksiksiz ölebilirsiniz.
ne olur, kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam, ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda çocuklar pia'yı görseler
bana haber salsalar, bilsem
içimi büsbütün yıldız basar, bir hançer gibi çıkıp giderdim.
ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese
singapur yolunda demeseler, bana bunu yapmasalar
yorgunum
üstelik parasızım, pasaportsuzum
ne olur sabaha karşı rıhtımda seslendiğini duysam pia'nın
sırtında yoksul bir yağmurluk
çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk
ellerini tutsam pia'nın
ölsem eksizsiz ölürdüm
a. ilhan
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder