Pazartesi, Eylül 09, 2013

en doğru kararım

canım okur, merhaba.

sana çok zamandır tek satır hatrını soracak kadar bile uğrayamadım. sebebi basit ve tek: aşık oldum.

anlatırsam saçma gelecek, bu yüzden detayları anlatmayacağım. sadece şunu bilmelisin, bir erkekle bir kadın tanışma tokalaşmasında ellerini bırakamıyorsa, doğru yerde doğru zamanda bulunuyor olabilirler. bu fırsatı kaçırmamaları lazım, zira böyle bir fırsat sıradan bir insanın karşısına hiç çıkmaz. çok fazla şanslı olmak lazım. misal, ben. görünüşe bakılırsa dünyanın en şanslı adamıyım.

hepinizin bildiği prensiplerimin, kriterlerimin, ettiğim lafların tamamına yakınını yutmuş durumdayım. binlerce kadını gözlemleyerek en şahanesine ulaştığımı sandığım mükemmel kadın imajı, aşık olduğum kadının yanında o kadar sönük kalıyor ki, inanamazsınız. oysa hayal gücüm var sanırdım.

bir kadından duymayı düşlediğim lafların, aşık olduğum kadının sözleri yanında ortaokul hazırlık ingilizcesi gibi kaldığını hayretle gözlemliyorum. ben ki kelimeler ile oynamakla övünen, bu dilde söylenebilecek en şahane cümleleri kurmaya talip olmuş birisiyim, aciz kalıyorum.

onu anlatmaya çekincem biraz da bu yüzden.. bildiğim dillerin hiçbiri mi yetmez, göz kenarındaki basit bir kırışıklığın bir yüze ne kadar yakıştığını anlatmaya? yetmiyor..

soranlara şöyle söylerdim: bir ilişkide gelecek için, ilişki süresinin yarısından daha uzun vadeli plan yapmayın. böyle diyince anlamazlardı ve şöyle bir örnek vermek zorunda kalırdım: iki aydır birlikteyseniz bir ay sonraki konser için bilet alabilirsiniz, o olur. o zaman anlarlardı.

bu yüzden, ilişkinin ilk günü akşamında bir ömrü bir kadının ayaklarına sermeye bu kadar istekli olduğumu söylerken beni ancak şu klişe kurtarabilir: dediğimi yap, yaptığımı yapma. benim kadar şanslı olmadığına seni temin ederim, sıçarsın.

otuz yaşından önce verdiği kararların tümünün yanlışlığına tereddütsüz bir imanla inanan sersem yazarınızın yirmi dokuzuncu yaşının tam ortasında aldığı bu kararı lütfen tebrik ediniz.

hepinizin yanaklarından, o da adet diye, kerhen öpüyorum.

Hiç yorum yok: