sol tarafım, tam akciğerimin alt ucu diyeyim siz anlayın, dört gündür sıkıntılı. dört gündür öğlen yemeklerini işyerinde yiyorum. yemekten sonra bir sancı ki sormayın.. yürürsem artıyor, denedim. dün az yemek yedim, az acıdı.
karaköy'de tam o kerhanenin sokağındaki büfeden bile sosisli yemiş biri olarak midemin çok da hassas olduğunu düşünmüyorum. bi haller var ama.. bakalım. biraz durunca geçiyor diye ellemiyorum.
bunları size bir bahane olarak sunmuyorum. sadece şu an da hissettiğim fiziksel bir halin etkileri olarak görelim ve geçelim lütfen. gereğinden fazla uzadı.
bu gün canım okur, sizinle sohbete geldim. kendi kahvemi de yaptım. bakın:
su bardağını seviyorum. çayı, neskafeyi su bardağında içerim. suyu bira bardağında, birayı da şişede.. sadece türk kahvesini fincanda içebiliyorum, onun harici her şey olmaması gereken yerdeyken hoşuma gidiyor. mesela çok güzel bir kadının hiçbir şekilde benim yanımda olmaması gerekiyor, oysa ben de bir o kadar yanımda olmasından hoşlanıyorum.. gibi. hoop, konu gene döndü dolaştı kadınlara geldi.
benim her sözüm muhakkak kadınlara gelir. kadınlarla en ilgisiz sözümde bile en azından, neden o anda bir kadınla ilgilenmiyorum diye hayıflanırım. bunun en temel sebebi, dünyada güzel bir kadından daha önemli hiçbir şey olmayacağınına olan imanımdır.
biz insanlar yemin ettik imanımız var, hürriyet için hürriyet aşkına..
hah, bir de bu aralar bir ergen gibi heyecanlıyım. artık iyiden iyiye sol ideolojiyi benimsemiş olduğum zaten beni tanıyanlarca malum. hala okumam gereken, üzerine kafa yormam gereken pek çok konu var fakat. bu yüzden, yani gün içimde kafam bu konularla meşgul iken, her konuya bir de bu açıdan değerlendirmem gerekiyor. bazen laflarıma bulaşıyor, hoşlanmıyorum.
dediğim gibi, eğer her sözüm dönüp dolaşıp sadece tek bir yere varacaksa, varılacak yer çok güzel kadınlar olmalıdır. bir kadının belinin kıvrımı varken dünyam orasıdır, adaletim ise o belin iki yanından da aynı samimiyetle ve arzuyla öpebilmemde görünür.
öte yandan, kadınlarla olan ilişkilerimde çok fazla demokrat değilim. kadınlarıma sorsak pek çokları despot olduğumu bile söyleyebilir.. neymiş, bir kadının saçlarının kesilmesine kesinlikle karşı çıkıyormuşum..
siz söyleyin, çok haklı değil miyim?
hepinizin gözlerinden, çok güzellerinizin ayrıca belinden, adaletle öpüyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder