Salı, Şubat 17, 2009

every child belongs to mankind family



okur merhaba;

başlık children of sanchez soundtracknden bir kısım. şu an çaması, sabahtan beri de kafamda çalması ile yer buldu başlıkta, layık oldu. bu arada bu children of sanchezi seyretmem lazım.

eşit doğmadığımızı hatırlatıyor. işte, üzüyor. şanslı olmak için ne yaptık, sorgulatıyor. sonuçta bir cevap buldursa iyi, buldurmuyor.

sorumluluklarımı söylüyor. yani, yaşarken en azından. tutup çocukları birer ikişer mesela, destek olmak filan gibi değil de, daha toplu daha organize..

işte.. nereden bileyim ben. en azından farkında olmak bile bir şeyleri değiştirebilir. ya da kendimizi avutmaya sebep olabilir. bu gecen konusu da zaten okur, bu değil. şarkıdan geldik buraya..

bu gecenin konusu okur, roadmap. yani yol haritası. yani, ne yapacağım, hayat içinde.

okur, evvela sana durumu kısaca özetliyim.

bu yaz okul bitiyor. bitiyor yani, ölmem filan lazım bitmemesi için, o zaman da zaten bir meselem kalmaz dünya ile.

şekillenen şey ise belli. istanbula taşınılsın. askerlik iki sene kadar problem değil, iki sene sounda ise bir çare bulunmalı.

iki sene sonunda okur, yurt dışına gitmek durumu var. yalnız gitmek istememekteyim, birlikte gitmek için ise uzun prosedürler.. yurt dışına gidilmezse zaten asker, o daha fena.

askere gidilecekse eninde sonunda, hazır kriz varken okul bitince gitmeli, zira iş bulmak durumu sakat. bari aradan çıkar ve ortam sakinleşir, ki türkiye sınırları içinde daha sağlam bir iş buluabilir. insanlar gidici olmadığımı sanabilir.

kızıyorum çok da, bu ülke çok zaman yaşanabilecek bir yer oluyor, isterse.

ama okur, bunlar kafada varken, kafada başka işler de var. bi kadın var mesela, onsuz plan yapılası değil. ama durumlarda benim bile etkim belirsiz iken onu ne kadar mutlu edebilir bu hayatın gidişi, orası şüpheli. ötesinde, bu hayatın onu illa mutlu etmesi gerekli mi, yani mutlu etmese hemen gidiverecek ise şayet, mutlu etmek için böyle çok çabalamak gerekli mi, bunu böyle söylemek ayıp mı..

alınmak yok okur, sen okur olarak ordayken bile, ben sana öyle aman aman inanmıyorum. gitmezsin demiyorum, bir tık ile belirleniyor hayatındaki varlığım. tamam, seninki mesele değil.. ama herkes için de böyle bir tık uzakta olmak istemiyorum.

istememek neyi değiştiriyor, hiç.. biliyorum bunu. yani ben nerede durmak istersem isteyeyim, başkalarının koyuverdiği yerdeyim. ve oradaki yerimi değiştirmek, daha yaklaştırmak ya da daha uzaklaştırmak konusunda, en ufak bir etkim yok. bilmiyor muyum, biliyorum.

olayları benim istediğim gibi olması sadece şansıma bağlı, bunu da görüyorum. yani istemişim ya da istememişim. ne olacaksa o oluyor. insnalar ne istiyorsa onu yapıyor, ne istiyorsa onu söylüyor, ne duymayı diliyorsa onu söyletiyor. söyletemezse zaten gidiyor.

o sebepten okur, sana da bir yazan kişi olarak, madem ki okuyorsun, tavsiyem.. koyver. ciddiyim, samimiyim. hayal kurmakmış, plan yapmakmış.. etkin yok.

etkin yok ama.. okur, boş da durulmuyor. yani örneğin cennet bile, hep yatıcaksak orada, öyle çok da eğlenceli olmayabilir.. bir hareket lazım, bir çaba bir gayret lazım. ayakt durmak lazım. ayakta durmak için kendini önemli hissetmek lazım.

önemli olduğunu düşünmek için de okur, azcık kafanın az çalışması lazım, görmemek lazım.

hadi öptüm.

Hiç yorum yok: