
okur naber
arkadaşım var benim sağolsun, bu gün falıma baktı. aman tanrım her bir şeyler mi bilinir.. bildi. bunu herkese anlatmak istiyorum, e tabi sana da anlatıyorum..
unutmıyim diye peçeteye yazıverdim. tararken de bak, sana güzel görünsün diye arkasında defter kapağından fon yaptım.
unutmadan madde madde geçeyim üzerinden de açıklıyim..
1) çok düşünüyor
şimdi okur bir kadını seviyorum biliyorsun. o sürekli beni düşünüyormuş. ama sürekli aklında ben varmışım. herkese beni anlatıyormuş sürekli filan.
2) çok seviyor
ve o kadın beni acayip seviyomuş. bizim ilişkimizde bizi bir arada tutan oymuş. o böyle olmasaymış ben böye olamazmışım. beni o ben yapmış.
3) çok arkadaşı var. onu çok seviyor. hepsi bağrına basmış. kıskanılacak bir durum yok. asla.
evet, şimdi okur, bu kadının acayip çok arkadaşı var. böyle devamlı uzun uzun telefon görüşmeleri filan. acayip de seviliyormuş. herkes destek oluyormuş ona. kıskanıyormuşum ama gereği yokmuş.
4) kardeşini çok seviyor. kardeşi bir şey başaracak. ona destek oluyor. kocaman etekler.
şimdi okur, sorarsan fal benim, her yerde o var.. e naapalım hayatımın her anında o var.
bu maddede de kardeşine değinmişiz. kardeşi olduğunu sormadı bile yahu, onu bi kız kardeşi var yaşları yakın çok iyi arkadaşlar dedi. böyle o bir çabann sonuna gelmiş, mezuniyet gibi filan bir şeyler.. ona sürekli destek oluyor bak. bir de kocaman etekleri var sevinecekler çok diyor.
5) kumral kız --> Sibel. sevgilisnden ayrılmış. onu çok düşünüyor, kendi derdi gibi.
şimdi okur burada da ortak arkadaşımız olan sibele gelmiş konu. yeni sevgilisinden ayrılmış. aşık olduğum kadın onu da çok çok düşünmekteymiş. kendisi kadar onunla da ilgilenmekteymiş, hep aklındaymış. yahu fal nasıl benim fal bu arada.. neyse..
6) ailesi çok kalabalık. aileler tanışıyor. top sakallı biri sözü geçiyor.
şimdi iki aile tanşıyor dedi, ailelerden biri çok kalabalık dedi. kalabalık olan onunki, benimkisi tenhadır. işte tanışma varmış bir araya gelme varmış. bi de çok sözü geçen biri varmış. hayırlara.
7) kardeşi beni tanımıyor. tanısa çok sevecek. ama şimdi sallamıyor.
evet.. burada sordu kardeşiyle tanıştın mı dedi. evet dedim. hayır dedi. beni tanımıyormuş. tanıdığı kişi ben değilmişim. benim lafım geçince hıı evet filan diyip geçiştiriyormuş sallamıyormuş beni. o da aslında tanısa beni seveceğini söylüyormuş kardeşine, hep iyi yönlerimi anlatıyomuş. beni sevmesini istiyormuş.
8) para sıkıntısı çekicem. ardından amerikaya gidicem.
- kısa süre sonra o gelicek.
şimdi okur amerikayı sevmem, o kadar da söverim. okyanusun ötesine geçmeyi de istemem ama tereddütsüz amerikaya gidiyorsun dedi. benziyor bile demedi lan. çok ilginç.
bu arada kendi falımda bana sıra anca geldi. buradan kahveye teşekkür ederim. neyse okur, işte bir para gelecekmiş bana da gelmiyormuş. alamıyormuşum almam gereken bir parayı, sıkıntıya düşüyormuşum. tam o anda bir haber geliyormuş. ya bu sıkıntılı zamanda gitsem mi gitmesem mi filan düşünüyormuşum sonunda gidiyormuşum. ilişkimizin iyice oturduğu zamanlarmış bunlar. benden kısa süre sonra da peşimden geliyormuş sevgilim.
9) 2-3 hafta sonra ankaraya gelecek. keşke daha önce görüşsek dicez.
şimdi malesef okur, kendisi iki üç hafta sonra gelebilecekmiş, hatta üç hafta sonra gelebiliyormuş. keşke daha önce ben gitseydim filan diye üzülecekmişiz.
10) çok fazla telefon görüşmesi
burada sevgilimin çokça telefonda konuştuğunu filn söyledi tekrardan. ne telefonmuş arkadaş. bu arada bugün kontör aldım. eheh.
11) kocaman balık. tertemiz. devasa.
hiçbir falda beni yalnız bırakmayan balık, ki kendisi kısmet demekir, bu falda da yalnız bırakmadı. kocamanmış. kısmetliyimdir ben.
evet okur, böylece bir falın daha sonuna geldik.
fala inanmayıp falsız da kalmamak istesek de, her şeyi bilen kişiler olunca fala inanmak durumunda kalıyoruz.
öperim gözlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder