
okur naber
bu gün sana en bir eski sorulardan bir soru ile geliyorum.
kimsenin olmadığı bi ormanda düşen ağaç ses çıkarır mı..
yahut, karanlıkta oturan dünyanın en güzel kadını bir anlam ifade eder mi..
yahut yahut, meme filan veren yoksa bir bebeğin ağlamasının bir anlamı var mıdır.
anlamışsındır okur, konumuz iletişim.
yani, bir durumun, bir fikrin veya bir düşüncenin, dillendirilmediği sürece bir anlamı olur mu; dillendirilse bile bir muhatap yok ise bir yararı olur mu.
pragmatizm üzerine konuşmak gerekiyor burada.
nedir pragmatizm denen? yani, bana faydası olmayan kilisenin papazını sikeyim demek.
yani, dert anlatmak, konuşmak.. sonucunda ne olmak? ya da işte burada, yazmak..
okur, ben yazarım da, sen okumazsan ne olur?
yani okur.. ben bilsem, çok şey bilsem.. anlatsam da dinlemesen, ne olacak..
ya da ağlamak konusu.. ağlamak nedir, yardım istemek.. yalnız başına otur ağla, anlamı ne. gören yok omzunu tutsun, ne bileyim gözyaşını silsin.. ne demeye dökeceğim caanım gözyaşımı..
ya da, işte bak en son başıma gelen, sıkınlara gark gark gark ettiren durum.. bir diyeceğim oluyor sevgilime, diyorum. salak değil, anlıyor, biliyor. sonra ben hemen istiyorum ki değişsin durumlar.. değişmeyince tekrar diyorum, tekrar diyorum. oluyor mu sana dırdırcı bir bunak. oluyor mu sana sıkıntı veren bir ahmak..
halbuki, madem ki sevgilin, madem ki zekasına hayran oldun aşık oldun, seni seviğini de biliyorsun.. baktın çok sıkıntılısın, bir kere bildir durumu. gerisini o düşünmeyecek mi, olabileceğin en iyisini sana vermeyecek mi..
hem bunu görüyorsun.. hem efendim, yani sen onu ne kadar istiyosan o da seni o kadar istiyor, biliyosun.. ne demeye.. dimi..
hem fayda yok, hem zararı var çok konuşmanın.
o halde okur, toparlıyorum hemen.
konuşmak, iletişmek süper bir şeydir. ilettiğine inanıyor isen, dur. bekle. ilettiğine inanmıyorsan, gene bekle. çünkü muhtemelen iletmişsindir. terbiyesizlik yapma, karşıdakini sıkma.
sonra daha çok üzüleceksin, diyeceksin ki vay efendim ne de çok üzüldüm.
ama diyorsan ki illa ileteceğim bir şeyler, de nasıl ileteceğim, burada sana erkin koray'dan öğrenmiş olduğum şu dizelerle seslenirim:
cemilen bir parça sağır çobanım,
git yanıbaşında bağır çobanım.
yani sevdiğinin yanında olacaksın.
ayrıca, "bir parça" fazla samimidir bir şarkıda geçmek için. ha keza başka bir şarkıda "sankim" lafı geçer erkin koray'ın, o şarkı da sana ödev olsun. hadi ipucu, "sankim günah olur" diye geçer.
çalış, sorucam.

1 yorum:
Bir kez gülsen sankim günah olur.
Yorum Gönder