Salı, Nisan 21, 2009

ulan bakkal, ulan yamuk fayans, ulan kapı kolu!



kızgınım sana bakkal,

ve ayrıca sen, yamuk fanyas, ilk gördüğüm yerde kıracağım seni ortandan,

sen de sakın kurtulduğunu sanma kapı kolu, seni de bekleyen büyük acılar var..

siz ki..

sevdiğim kadını görmeye bu kadar hasret iken ben, her gün bi şekilde görensiniz.. ve ayak bileklerinden öpmek istediğim zamanlarda, dalga geçer gibi onun ayağına değen, onu rahasız edensiniz.. ve elini tutmayı böyle çok istediğim anda, onun her gün defalarca dokuntuğu, tuttuğusunuz...

hiçbirinizi sevmiyorum..

ona dair her şeyi seviyorum,

fakat onun hayatında, ona benden çok daha yakın olmanızı kaldıramıyorum, kabullenemiyorum. sırf onun şehrindesiniz diye, ve sırf ben uzağım ona diye, hiçbirinize onunla benden daha yakın olma hakkı vermiyorum. haddinizi aşıyorsunuz, beni sinir ediyorsunuz...

ve uğursuzluksa uğursuzluk.. sen, ayna.. beni gördüğün yerde kaç benden!

sen nereden bileceksin o gözlerin anlamını.. o gözler bana baksın diye benim neler yapmayacağımı sen nereden bileceksin..

ve ben bunların tamamına hazırken, sen sadece duvara asımış olmakla.. allahım, aklım almıyor..

özlemim büyük, her şeyi diyebilirim, her şeyi yapabilirim.

Hiç yorum yok: