çok oldu yazmadım, elim varmadı. oysa, kendimce cümlelerim vardı.
mesela bir hostesin iremciğim dediği diğer hostes.. adı irem olmalıydı. o sarışındı ve akşam sekizde uçakta olmak, güneşin batmasına engel olmuyordu. bu, bir fotoğraftaki kadının göğüslerini beğenince birazcık yukarıdan baktığımda hiçbir şey elde edemeyişimi açıklıyordu. güneş de kadın da bana çok uzaktı ve bazı şeylerin arkasında kalmak zorundalardı.. uzaklığı bunun için sevmemeye başlamıştım.
işte o uzaktaki güneşin ışığı -kırmızı olan kısmı- iremin saçına düştüğünde onun saçları çok güzel görünmüştü. bunu biri ona sölemeliydi, o kişi ben olmadım, o uçaktan hiç kimse de olmadı.
diyeceğim:
yazacağım zamanlarda yazabilmek için sarı yapraklı bir defter ve kahverengi mürekkepli bir kalem aldım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder