okur, lafımın neresinden başlayacağımı bilmiyorum.
konuşacağım konuşmasına ama, boş kafamın içinde bir kenarından tutacak fikir bulamıyorum. hikayelerim bile bitmiş gibi. yalan söylesem bari..
an oluyor, mesela dün akşam kabataştan-karaköye-yürüdüğüm-sıra bu anlardan biriydi, iki sene sonra başka eve taşınırken kira kontratında hangi maddeler olsun, nerede yazayım, acaba print alma işini nasıl yapacağım filan.. bunları düşünürken buldum kendimi.. boşluktan mıdır nedir, zihnim bir şey kurabileceği ufak bir fikri bile boş bırakmıyor, üstüne gittikçe gidiyor.
önceden neyle zaman geçiriyordum diye düşününce yanıt belli.. kadınlar üzerine, o an artık kime aşıksam, bir hayal alıp yürüyordu işte.. gittiği yere kadar, güldürene kadar, ağlatana kadar, ya da ne bileyim, belki kaşındıran bir hayal bile bulunabilirdi..
ama okur, şunu bil: kafamın içinde yaşadıklarım ve konuştuklarım, dışarıdan senin görüp bilebileceğinden çok fazla.
şimdi beş dakika sessizce otur, dediklerimi düşün ve hala ikna olmadıysan kendini şu konuda ikna et: bu bilgi bir gün çok işine yarayacak.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder