Cuma, Nisan 01, 2011

ada sahillerinde bekler misin?

teknikse teknik, gezmeye bahane.. fuar için ingitereye gitme gayretlerim ingiltere vizemin olmaması sebebiyle yalan oldu. sanki ingiltere vizelilerin hepsi doğuştan ingiltere vizeli! (şaşırtmaç: ingilterede doğup da vatandaş olanlara ingiltere vizesi mi gerekiyo akıllım?)

neyse, ada durduğu yerde dursun, benim yolum zaten gezentigibi, illa uğrayacak. tıpkı hiç istemememe rağmen amerikan eline uğrayacağı gibi. okyanusu geçmeye korkuyorum diyorum, dinlemiyorsunuz.

batı yanımdaki okyanusun hasreti içindeyim. porto'da batan güneş istanbuldakinden farklı arkadaş, bana astronomiyle gemeyin. astrolojiyle gelin, fal işini seviyorum. içimde sürekli geleceğe dair bir merak. soru basit lakin aldığım cevap nane. hoşuma gitmiyor diyorum, gene de söyüyorsunuz.

gene gezdim dolaştım gündüzün. en az otuz bin liraya ihtiyacım olduğunu gördüm. çok güzel eşyalar var. televizyonlar, müzik setleri. kararsızım, sırf büyük bir müzik setim olsun diye büyük bir müzik seti alınır mı bilmiyorum. neyse, ayarlanacak. gereksizse almamak düsturu iyidir.

vedat özdemiroğu az önce dedi: zeki kadın, zeki erkekten daha zeki. ben bu lafı doğru bulmasam buraya yazmazdım.

Hiç yorum yok: