Pazar, Nisan 24, 2011
her şeyi okurlarım için yaptım!
okur naber?
geçen hafta pek yoğundum, bir ara milanoya bile gidip gelmem gerekti, çalışmadan girilen midtermden hiç bahsetmiyorum. (ay dayanamayıp bahsedeceğim, kodum çocuğu. çok net.)
şahane mühendisiniz santralin iki gün planlanan toplantıyı bir günde toparlayınca kalan bir gününü de okurları için gezip onlara yeni yazı fikirleri biriktirmekle geçirdi.. yukarıda gördüğünüz otelden alınmış bir haritadır. üzerindeki çizgi yazarın el çizgisi, notlardaki yazı da yazarın el yazısıdır. şekle pek bakmamak lazım zira yürürken not almak öyle pek kolay değil, ayrıca sağımdan solumdan sürekli güzel kadınların geçtiğini de hesaba katmalısınız.
tabi nasıl sıkıntıysa toplantıdaki, ilk notumuz toplantı sırasında alınmış (yalan, uçakta başladım ama o kese kağıdı evdeki valizde, ben ise pazar günü sırf bunları tarayayım diye ofiste.) "ü" için de add symbol diyen not benim adımı yazmaya çalışırken denklem yazarcasına zorlanan italyandan kaynaklanıyor. hemen altındaki Aaaafter! ise tahmin edersiniz ki güzel garsona italyanca konuşma gayretlerim. kolay aslında, siz de yapabilirsiniz. ilk heceyi uzatmak kaydıyla kulağınıza en italyanca gelen türkçe veya ingilizce kelimeyi bulup söylüyorsunuz.
sol üstteki not benim hayat felsefem olmaya namzet. Medeniyetle en büyük kavgam giyim konusunda. diyorum. Sanırım bu ilk not aldığım sayfa, yemekten önce zira müdürüm tarafından altımdaki eşofmanı değiştirmek üzere odama gönderilmiştim ve sinirle odada bulduğum ilk kağıda aklımdaki ilk şeyi yazmıştım. sevmiyorum arkadaş, giyinmeyi sevmiyorum. soymayı ve soyunmayı severim. kadınları soymayı severim. kadınlar, kadınlaaarrgghh. pardon.
aa, aynı sayfada zaten bir kaç adım sonra Tanrının ispatı KADINdır. demişim ki ne güzel demişim, aferin bana.
hemen alttaki not, allahım o gün nasıl bir günse üç şarkıyla gecemi günümü geçirdim. hadi bir tanesi son seyrettiğim filmden dilime dolandı, diğer ikisi ama uyanmamla var oldu. duşa bile girmemiştim henüz fakat bu şarkıları söylüyordum. sırayla;
* Ben ağlarken http://fizy.com/#s/1mwgfa
* Sigaramın dumanı http://fizy.com/#s/255x8l
* Saymadım kaç yıl oldu http://fizy.com/#s/1aiw5a
Sonrasında da sanıyorum hostes için kurulmuş bir cümle, bir iç çekiş, bir yürekten ah: Senin saçların açık iken kim bilir ne güzeldir.
gezi sırasında, o bol yeşillikli yer var ya uğramışım, orası park. evlenen daha 20sinde olmayan asyalı bir çift vardı. onların toplam yaşında bile evlenmeyi düşünmüyorum diyeyim, siz anlayın. tabi haberleri bile yok ama benim not diye çocuk yaşta oğlanların evlendirilmesine karşıyım yazmamla birlikte artık hayatımızın bir parçası oldular. biz de istemezdik, ama oldular.
eheh, tepedeki notu da hatırlıyorum. ben gördüğüm manzara ile birlikte not almaya çalışırken bir fotoğrafım da çekildi, notun akışını değiştirdi o fotoğraf. okuyamamışsınızdır, yardımcı olayım: çok meşhur opera salonu önünde çok meşhur etekli kız, Mr. Benibol fotoğrafla belgeler (işte bu cümle o fotoğraf çekilmese hiç var olmayacaktı) Bu bacağı yazmalıyım dedim. artık telaşla ve şaşkınlıkla turgut uyar dizesini tanınmayacak hale bile getirmişim ya, kendimi üç gün turgut uyar okumamakla cezalandırsam yeri var. oha, ağır oldu.
caddenin sağ tarafından azalarak yürüyorum ise sadece kapı numaralarıyla alakalı, telaşlanmayınız.
öperim, koklarım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


1 yorum:
merakla yazını okuyorum ;kardeşim yanaşıp resme;bu ne yaa diyor ben de alper'in güzellikleri işte diyorum...ama yazını hiç bu kadar çirkin görmedim sen yazımı nerde gördün dersen yine bu yazdıklarının birinde..
Yorum Gönder