iki adet basket sahası, betondan. etrafı tellerle çevrili üç voleybol sahası. az yukarıda barfiks direkleri. kolay değil, insanı yoruyor. alt tarafta eğitim parkuru. eğitim görmediğim için nasıl kullanılır bilmiyorum, size de anlatamıyorum. bu dikdörtgen bloğun etrafı sekiz yüz elli metre.
hayalinizde canlandırabildiyseniz devam ediyorum.
dörderli sıraya girmiş altmış kişi düşünün. bu kişilere etraftaki başka kişiler şirinler diyorlar ve çok haklılar. hepsi mavi eşofman giymişler ve bu mavi eşofmanları aldıklarına çok memnunlar. önceki eşofmanlarının kırmızı oluşu onları üzüyordu.
sıraya girmiş altmış kişinin altmışı da koşarken başka başka şeyler düşünüyorlar. yeryüzünde bu kadar farklı düşüncenin var olabilmesi bence çok ilginç. bir yandan da, başka şeyler düşündükleri halde aynı şeyi söylüyorlar:
şırıl şırıl suyun akışı
beline de bağlamış al nakışı
asteğmenin bir bakışı
yetmedi mi balıkesir kızı
dağlara atarız pusu (burası büyük yalan)
gece oldu haram uykusu (doğru)
asteğmene bir yudum su (burası bir sonraki mısranın etkisiyle çok farklı anlaşılıyor)
vermez misin balıkesir kızı (demiştim)
farklı düşünen altmış kişiyi marş bittiğinde aynı düşünen altmış kişiye çevirdikleri için türk silahlı kuvvetlerine şükranlarımı sunuyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder