okur naaptın?
ben yanlış plan yaptım.
behzat ç. seyredip yola çıkacaktım. güya sekizde başlardı, onda biterdi, on bir buçuktaki trene de kolaylıkla yetişilirdi. altı aylık hasret sona ererdi, bir sonraki hafta sonu gelmek bilmezdi.
olmadı yar, su testisine dolmadı yar. ilk on dakikasını seyredip taksiye binmek durumunda kaldım. internete bağlanma hayallerim trende de sekteye uğrayınca (yani internete bağlanamayınca.. ne diye dolaştırıyorsam lafı) seyredemediğimle kaldım.
sabaha kadar gözüme uyku girmedi yemin ediyorum. bir merak bir merak. amirim nasıl, savcı esra nasıl, harun, akbaba, hayalet.. çocuklar, bizim çocuklarımız nasıllar.. (sadece savcı esrayı beğeniyorum, amirime de özeniyorum. belirteyim de, sonra erkek seviyormuşum gibi bir durum.. aman ha..)
neticede sabah polatlıya indim. al işte gene uygulanamamış bir plan.. bir gecede iki tane başarısızlık fazla ama ne yapacaksın, bazen böyle olur, her şey üst üste gelir. güya sabah ayazında (bunu tutturdum, feci ayaz var) yürüyerek çorbacı bulacaktım, sonra orada çorba içerken ordu evini soracaktım. yürürken ordu evini buldum ve sorduğum kimse bana bir çorbacı tarif edemedi.
günün güzel haberiyle yazıyı sonlandırıyorum: kaldığım yere günlük iki lira seksen beş kuruş ödeyeceğim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder