Cuma, Mayıs 07, 2010

boşlukları dolduralım: yer-su

okur..

ölümden sonraki hayatla alakalı, biliyorsun, fikirlerim mevcut. ölümde sonra ruhumun bir süre burada duracağına, hakkımda iyisi ve kötüsü, her kim ne düşünüyorsa bunların bana açılacağına, bunları anlayıp sindirdikten sonra gerekli kişilerle rüyalarında vedalaşacağıma, hatta bilmediğim bir hal varsa hesap soracağıma ya da teşekkür edeceğime inanıyorum.

bedenime gerekli özenin ve saygının gösterileceğinden emin olmak istiyorum, bu sebepten otopsiyi reddediyorum. gömülmeye kim hazırlıyorsa, onların dışındakilerin de görmesini doğrusu hiç istemiyorum.

şimdi, bu ölümden hemen sonrasını biliyordum da.. daha sonrasında ne oluyordu, o meçhul idi.

cennet cehennem varsa bile, oraya varana kadar ruhum ne yapıyordu, ne ediyordu, bilemiyordum. bu cevabı da, bir kırgız yazarın kitabında geçen bir sözden yola çıkarak, kısaca internette yaptığım araştırma neticesinde, türk mitolojisinde budum.

şimdi okur,

türk inancında pek çok ruh var. ülgen var, erlik var, tengri var baba, ötüken var ana. bir çok da başka ruhlar var.

şimdi burada benim zihnimdeki boşluğu dolduran ruh da yer-su imiş. yer-su, ağacın taşın, topağın, suyun veya bir başka cismin ruhu oluyor. yani bedenin toprağa karışırken, bir zaman sonra ruhun da doğaya karışıyor.

çünkü okur, dediğim gibi, ruhum burada duracak, kimi zaman müdahale edecek, rüyaya girip konuşacak.. yani kendi soyumu, türk inancından da esinlenerek söylüyorum, koruyacak kollayacak. bizden öncekilerin ruhu ne yapıyorsa onu yapacak yani.

bunu yapabilmesi için de, gönlünün hoş tutulması gerek. özlemle anılıyorsa, yad ediliyorsa, ruhum burada duracak. atalar'a saygı böyle gösterilecek, atalar da bizi böyle koruyacak.

işte okur, bir ölen kişiyi yad eden, özleyen son kişi de onu unuttuğunda, onun orada kalmasının bir anlamı olmayacak. ve o da yer-su'ya karışacak. yani doğanın ruhu olacak. doğaya saygı gösterme gerekliliği de buradan geliyor, çünkü hem göğü toprağı kutsal biliyorsak onu korumalıyız, hem de ataların ruhları orada kendilerine yer buluyor. dolayısıyla, onlara ayıp etmememiz gerekiyor.

yer-su toplumu koruyor, insanları koruyor. ölenin terk etmemesi, unutulduğunda bile anonim bir ruh haline gelip herkese mal olması bence anlamlı. hatta, bence en mantıklısı da bu.

dolayısıyla okur..

ben buradayım. ölsem de bir yere gittiğim yok. görünüşe bakılırsa yer-su'ya kısa sürede karışacağım.

gitmeden önce burada kalanlara yapacaklarını anlattım. önemli iki şey var, otopsi gibi bahanelerle vücudumda herhangi bir kesik delik, aman ha.. ikincis de, ardımdan acıkırsınız o işlerle, pilav filan dağıtılacak olur.. onu bulgurdan yapın, daha faydalıdır, daha lezzetlidir.

cennet cehennem varsa da, bence oraya gitmek için herkesin ölmesini bekleyeceğiz yani.. o zamana kadar bir dağda benim için olan bir yer de illa vardır.

Hiç yorum yok: