okur naber
benim bir telefonum var, alarmını kurunca çalıyor. sonra iki seçenek sunuyor çalarken, biri ertele, diğeri durdur. ertele bence çok komik bir kelime, zaten uyanacaksın, sadece geciktiriyorsun. erteleme miktarı ayarlanamıyor, illa ki 9 dakika erteliyor.
bir kere daha ertele dedim, alam 9 dakika için ertelendi dedi. ama illa uyanılacak, bir gün ertele yerine durdura basılacak, onu da biliyorum.
böyle de simgeler, benzetmeler.
okur..
yazar olmanın bir iki farklı türü vardır. yani, blog yazarı, sözlük yazarı olmanın filan.
bir tür, benim tür. biz ne yapıyoruz, hislerimizi yazıyoruz. aşıksam aşığım yani, üzgünsem üzgün, endişe, ha keza. ne olur böyle olursan.. içinde kalmaz, yazdıkça o his artar. fena yanı nedir, bir gün bir sevgilin olursa senin geçmişini öğrenir ordan, mal biriyse pürüz çıkarır. öğrenirse öğrensin, kimseye olan hislerimi saklamam kadar önemli değil.
ikinci tür işte, özel hayatı ile ilgili hiçbir bilgi aktarmak istemez.
neyse okur..
son bir kaç günüm hakikaten çok kötü geçti, çok mutsuz oldum, çok üzüldüm. acayip doluyum, çok gerginim.
pazartesi spor yapmaya başlayacağım, kararım kesin. arkadaşımı aradım ona göre gel dedim, kabul etti. biri olursa yanımda kolay başlarım, başlarsam da düzenli giderim. haftada 3 veya 4 gün gitmek niyetindeyim, iyice yorulasım var.
vücut ifrazatını bir şekilde atmalı, en zararsızı bu.
bu arada okur, geleceğime dair büyük merak içindeyim. fal baktırasım var.
fal deyince de, zamanında bir falda gelecek diye tarif edilen bir kadın tanıdım. faldaki tanıma uyuyor idi, tamamıyla. sonra başka bir falda, gideceğini gördüler. çok zaman geçmedi, gitti. onu çok merak ediyorum, nerededir bilmiyorum. daha uzun süre kalmış olmasını dilerdim, gerçekten, samimiyetle. ona dair güzel hayaller kurmuş idim. o hayallerin gerçek olmaı da şart değildi, sadece bir şekilde özleidğimde ulaşabilmiş olmak isterdim. ama okur, her nasılsa inanıyorum ki, o gitmiş olmasına rağmen, beni unutmuş değil. yani, az zamanda derin bir iz bıraktığım fikrindeyim. çünkü okur, öyle olmalı. durduk yere benim aklıma gelebiliyorsa, ben de onun aklına bir yerde bir şekilde geliyorumdur. öyle inanıyorum.
çünkü gittiği falda, arkasına bakıyordu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder