Pazar, Nisan 18, 2010

Annem ağlıyor, hep ağlıyor.

Oğlunun mimar olamayışına, tiyatro sevmesine ağlıyor. Ağlama anneciğim, bir mimar masasında akrobat lambanın ışığında, çini mürekkeplerle, rapidolarla, grafozlarla kağıdın scholer'ine ille iki oda bir salon evler çizmek şart değil. Sanki kalemle evden başka bir şey çizilmiyor! Siirler de yazılır, kalemdir bunlar. Nesne işlev ilişkisi anneciğim, madem bir masa var ve mimar olunmayacak, masa n'olacak?

Kalemimin Sapını Gülle Donattım
Ferhan Şensoy

Hiç yorum yok: