
okur nağptın..
ben çok şey yaptım. siemensle konuştum, beş senemi istediler, vermedim.. az bir parayla, bir plaza işi bulmuş durumdayım. plaza olduğuna bakma, yuppieliğe kılım. olursam direkt kalantor olurum gibi bir his ile yaşıyorum.
ocak gibi yapacağım başvurularla yüksek lisans yapmaya başlayıp, cebimde hala öğrenci akbili ile yaşamaya devam edebilirim. öte yandan, benim hiç öğrenci akbilim olmadı, zira ankarada indirimli ego kartı bulunur idi.
umutlarım hala duruyor. bulduğum işin yeri güzel, semtte. o civarda bir ev tutup yalnız yaşayacak gibiyim, bir iki hafta içinde belli olur.
yarın yola çıkıyorum, akrabaları göreceğim sıkılacağıma inanıyorum. akşamüstü gmailime otomatik cevap talimatı verdim, mail gönderdiğin anda cevap veriyor, tatildeyim diyor. önemliyse telefon et diyor, telefonumu söylemiyor. söylemesini istesem söyletebilirdim.
hayatımı düşündüğüm şekilde yürütüyor gibiyim. sevgilim eksik, istanbula gelsin, tam olacak. hayatım o geldiğinde tam olacak.
doğru bildiğimi hala doğru biliyorum.
barış manço'nn eğri eğri doğru doğru şarkısından bir kaç satır ile bitiriyorum:
kimi batı, kimi doğu
kuzey güney hepsi doğru
kim seçer ki bozuk yolu
eğri eğri, doğru doğru
benim yolum bana doğru
hiç yolumdan döner miyim
eğri eğri, doğru doğru
eğri büğrü ama yine de doğru
yakın zamanda dinlemiş olmam dışında bu şarkının burada yer bulmasının hiç bir özel sebebi yoktur.
bir de bir terim daha vardı, haftasonları anarişist olup da hafta içi kuzu kuzu kravatını takan anlamına gelen, gel gör ki çıkaramadım..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder