Pazar, Ocak 09, 2011
iyi iki bin on binler!
bu yeni yılda göte geleceğim inancımı, yukarıdaki fotoğraf ile sizlerle paylaşıyorum. ehheh, keşke göte gelmek tam olarak bu fotoğraftaki götlere gitmek olsa. heyhat! yazık ki değil.
yarın bu senenin ilk finaline girmeyeceğim.
- pardon abi, yarın sınav yok diye mi girmeyeceksin?
- hayır, sınav var canım kardeşim.
- o halde ilk finale daha önce girdin, yarınki ikinci veya üçüncü oluyor.
- o da değil. final ilk girmem gereken final, tarihi yarın, ama ben girmeyeceğim.
- kalırsın o vakit.
- çok konuştun, yazıya devam etmek istiyorum.
pardon okur, münasebetsizin biri işte. fazla meraklı, her lafın da içinde. hiç sevmediğim şey! yazı yazıyordum, o da gitti.
bir de, bu gün bir kadın geri gelmek sözüyle gitti. ama sana onu anlatmayacağım.
onun yerine, sana aklıma ara sıra gelen bir şiiri aktaracağım. insanın başucu kitabı büyük saat olmayagörsün, hatırlar da hatırlar (parantez içinde yazarın adı: "turgut uyar")
şimdi senin bardağına koyduğum su var ya
bu suyun rengi başkadır
ben ne soğuk demirciyim ne terzi kalfası
ne marangoz ne bir gemi tayfası
istedim olamadım o başka
yani ne bulut ne gök ne çadır ve ölüm
ellerimin rengi biraz kırmızı da
galiba ondan
bir iki satır şiir tekrar heves-i coşk-u safa!
bu yeni sene [yeniyılıkonuşmalıyız trendi sönsün geçsin diye on gün filan beklemem gerekti] bana pek iyi gelmeyecek. içimdeki his sıçışlara geldiğim yönünde. en büyük hatalarım bu sene olacak gibi. bakalım, bir tedirginlik, içimde, yaşayıp göreceğim.
yazıya şiir katmak vesilesiyle, dil zenginliği ile ilgili bir iki satır söz söylemek istiyorum. yeni yazı konusu olacak kadar kalabalık değil de, burada diyeyim.
dilini zenginleştirmek için yeni yeni öğrendiğin kelimeleri katıyorsun ya sözlerine, işte o, sonradan zenginleşenin görgüsüzce para harcamasına benziyor. hani aksi durumda, ezelden beri zengin olan yani, öyle bir konuşuyor ki, işte diyorsun, işte adama benziyor.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder